Yazarlar

Sarı Şeker Sema
Sarı Şeker Sema

KAYNAYAN KAZANDAN ÇIKAN BU KEZ; CAN BONOMO!

 

Cehennemde her ülkenin bir kazanı varmış ve bu kazanların başında birer zebani, cezasını çekmek için kazanda kaynayanlardan birisi başını çıkarırsa kafasına vurup tekrar kazana sokarmış. Bir tek Türkiye'nin kazanının başında zebani yokmuş. Cehenneme yeni gelenler bu durumu görünce sormuşlar tabi: "neden onların kazanının başında kimse yok?" diye. "Gerek yok" demiş zebaniler;"başını çıkaran birisi olursa nasılsa alttan çekerler!"

Budur işte ülkemizin durumu; hem dışarıya karşı "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" deriz hem de kendi içimizde birbirimizin üstüne basmaya çalışırız. Kimse sivrilsin istemeyiz. Belki de bu yüzdendir ülkemizden bir dünya starı çıkaramamış olmamız. Çünkü kim bir adım öne çıksa destek yerine köstek oluruz.

Yıllar yılı Eurovision Şarkı Yarışması'nda iyi bir derece alamamanın, eli boş dönmenin ezikliğini yaşadık. Halk oylamasıyla yapılan yurt içi yarışmalarla seçilen şarkılar işe yaramadı, en iyi derecemiz Şebnem Paker-Dinle şarkısıyla 3.lük olmuştu ki tek gurur kaynağımızdı.

Derken bir gün TRT yetkilileri sessiz sedasız Sertab Erener ile anlaştıklarını açıkladılar. Herkes şaşkındı, milli mesele haline getirdiğimiz, başarısızlığın garanti olduğu bir yarışmaya kariyerinin zirvesindeki bir isim nasıl olur da katılırdı? Destek verdik mi? Tabii ki hayır, yarışma günü geldiğinde bile çoğu kişi inanmıyordu dereceyle döneceğine... Birincilik alması söz konusu bile olamazdı. Hatta ufak ufak dedikodu kulisleri de çalışmaya başlamıştı, şarkıyı beğenmemeler, "kazanamayacak... kendini bitiriyor" demeler... İyi bir dereceyle dönemeseydi ülkemize yerden yere vurulacağı kesindi, "ben zaten kazanamaz demiştim"lerle karşılanacağı kesindi. Ama Sertab Erener ve şarkının bestecisi Demir Demirkan herkese en güzel cevabı 1.lik ödülünü kaldırarak verdiler. Bu kez de herkes "biz iyi bir derece alacağına inanmıştık" demeye başladı, ama yemezler, kazanın içinden Sertab'ı aşağıya çekmeye hevesli çok kişi vardı aramızda.

O günden sonra bir güven geldi milletçe bize, bu sefer de her gidenden birincilik beklemeye başladık, ee beklentilerimiz yükselmişti ne de olsa... Yine de içten içe kimsenin başarılı olmasını istemeyen bir toplumuz.Çok mu karamsar davranıyorum dersiniz? Yoo hiç sanmam, daha bir kaç gün önce Golden Globe ödül töreninde çıkıp konuştu diye Meltem Cumbul'u yerden yere vurmadık mı? Kıyafetinden, saçından, makyajından, sözlerinden, barış işaretine kadar her şeyini eleştirmedik mi? Yahu kadın çıkmış çatır çatır milyonların izlediği ödül töreninde ülkenden bahsediyor, keyfini çıkarsana neyin peşindesin? Ama yok öyle yağma biz kafasını çıkaranı alttan çekeriz...

Biraz uzun bir giriş oldu ama sözü Can Bonomo'ya getireceğim aslında! Çoğu kişinin "ismini ilk defa duydum" dediği Can Bonomo'yu bir dizi sayesinde tanıdım ben. Show Tv'de kısa süren bir macera olan "+18" isimli dizide rol alıyordu ve bu dizi ekibiyle birlikte Okan Bayülgen'in o dönem Kanal D'de yayınlanan Disko Kralı programına konuk oldu. Okan Bayülgen böyle genç yetenekleri desteklemeyi seven birisi. O günden sonra ben de takip etmeye başladım Can Bonomo'yu... Tabii radyocu olmam sebebiyle daha çok dikkat ederim yeni isimlere... Piyasa müziği yapmadığı için popüler müzik çalan radyolarda kendine fazla yer bulamasa da Beyoğlu'nda sık sık sahne aldığını ve hatta konserlerinin çok keyifli geçtiğini, sıkı takipçileri olduğunu biliyorum. Teknolojinin nimetlerinden faydalanarak İstanbul'da olmayan dinleyenleri için internet üzerinden canlı konserler vermişliği de vardır. Kaç kere niyetlendim yazdan beri bir Beyoğlu konserine gitmek için ancak hamilelik maceram izin vermedi Can Bonomo'yu canlı izlememe.

Derken yeni yılla beraber TRT tarafından Eurovision temsilcimiz olarak adı açıklanınca odak noktamız oldu Can Bonomo. Tabii biz boş durur muyuz? Hemen başladık ayaklarından aşağı çekmeye. Aman efendim kim tanıyormuş da, neden Trt Onu seçmiş de, nasıl müzik yapıyormuş da...Söylenmedik laf kalmadı.Hani destek? Yok... Genç nüfusu bu kadar çok olup da gençlerin önünü tıkamaya çalışan başka toplum var mıdır acaba? Yaşı genç diyorsunuz, ondan daha gençlerini göndermişiz Eurovision tarihinde... Kimse tanımıyor diyorsunuz, iyi de önemli olan bizim tanımamız değil ki! Yüksek Sadakat'i tanıyorduk yarı finali geçemediler, Manga'nın şarkısı ülkemizde pek beğenilmedi, hadi itiraf edin kimse iyi bir derece alacaklarına inanmadı ama 2. oldular. Daha şarkısını bile duymadan Bonomo'nun üstüne bu kadar gitmek niye? Hayatını müziğe adamış gencecik bir adamın hevesini kırmayın. Türkiye'yi temsil edeceği açıklandığı günden beri klibini yayınlamayan müzik televizyonları, şarkısını çalmayan radyolar Bonomo'yu dikkate almaya başladılar, tv programlarına daha fazla konuk oluyor, belki yıllarca uğraşıp yaptığı müziği anlatmaya çalışacaktı, şimdi uzun mesafeleri kısa sürede almaya başladı. Bir de aslanlar gibi çıkıp bizi temsil ederse, yolu daha da açılacak.

Bırakın bu genç adamı bacaklarından aşağı çekiştirip durmayın. Bırakın içimizden birileri kazandan kafasını çıkarsın.Bırakın dış politikada ülkemizin adını karalamaya çalışanlara inat müzik ve sanatla bayrağımızı dalgalandıralım. O gece bolca "Turkey 12 points!" cümlesini duymak dileğiyle...


Sema Emek
Radyo D 104.0
Program Yapımcısı


Twitter: www.twitter.com/sarisekersema





SEMA EMEK:

Radyo dinleyicilerinin "Sarı Şeker" olarak tanıdıkları Sema EMEK, 1996 yılında üniversitede "Turizm İşletmeciliği" okurken radyo programcılığına başladı. Yerel radyolarda başlayan macerası Radyo Viva, Show Radyo, Radyo 99 ve Radyo D'de devam etti. 1998 yılından bu yana Eko Tv, Cine 5, Beşiktaş Tv, Star,Atv, Kanal 1 ve TRT Müzik kanallarında çeşitli programlar sundu. Çok sayıda konser, festival, basın toplantısı, ödül töreni, spor organizasyonları, yarışmalar, imza günleri gibi etkinliğin sunuculuğunu yaptı. Halen Radyo D'de "Sarı Şeker" isimli programına devam etmektedir.




Can Bonomo - Meczup



30 Ocak 2012

Tüm Yazıları

KAYNAYAN KAZANDAN ÇIKAN BU KEZ; CAN BONOMO! 30 Ocak 2012